Yayınlanma Tarihi
Düzenlenme Tarihi
Editör İletişim

admin@profdromerbayir.com

Baş ve Boyun Bölgesinde Cilt Kanserleri

Baş ve boyun bölgesi, insan vücudunda güneş ışınlarına (ultraviyole radyasyon) ve çevresel faktörlere en çok ve en uzun süre maruz kalan anatomik alandır. Bu sürekli maruziyet, hücresel düzeyde DNA hasarlarına yol açarak baş, yüz, saçlı deri, kulak kepçesi, burun ve boyun cildinde malign (kötü huylu) tümörlerin gelişme riskini artırır. Baş boyun cerrahisi pratiğinde, cilt kanserlerinin tedavisi; hastalığın tamamen temizlenmesi (onkolojik güvenlik) ile yüz bölgesinin estetik ve fonksiyonel bütünlüğünün korunması (rekonstrüksiyon) prensiplerinin bir arada titizlikle yürütülmesini gerektirir.

Sık Görülen Cilt Kanseri Türleri

Cilt kanserleri, köken aldıkları hücre tipine göre farklı klinik davranışlar (büyüme hızı, yayılma eğilimi) sergilerler. Tedavi planlaması, tümörün patolojik alt tipine göre şekillenir.

  • Bazal Hücreli Karsinom (BCC)

    Baş ve boyun bölgesinde en sık karşılaşılan cilt kanseri türüdür. Genellikle yavaş büyüme eğilimindedir ve lenf bezlerine veya uzak organlara sıçrama (metastaz) riski son derece düşüktür. Ancak tedavi edilmediğinde bulunduğu bölgedeki dokuları (kıkırdak, kemik, sinir) tahrip ederek ilerleyebilir (lokal invazyon).
  • Yassı (Skuamöz) Hücreli Karsinom (SCC)

    BCC’ye kıyasla daha agresif (saldırgan) bir seyir izler. Cildin üst tabakasındaki yassı hücrelerden köken alır. Özellikle kulak, alt dudak ve saçlı deri gibi bölgelerde görüldüğünde boyun lenf bezlerine sıçrama potansiyeli taşır.
  • Malign Melanom

    Cilde rengini veren melanosit adı verilen hücrelerden kaynaklanan, daha nadir görülmekle birlikte en agresif seyreden cilt kanseridir. Mevcut bir benin (nevüs) şeklinde, boyutunda veya renginde değişiklik olmasıyla ya da normal ciltte aniden yeni bir lezyon olarak ortaya çıkabilir. Erken evrede cerrahi müdahale hayati önem taşır.

Cerrahi Tedavi ve Onkolojik Prensipler

Baş ve boyun cildi kanserlerinde temel ve en etkili tedavi yöntemi cerrahi eksizyondur (tümörün ameliyatla çıkarılması). Cerrahinin birincil amacı, geride hiçbir mikroskobik kanser hücresi bırakmamaktır.

Güvenli Cerrahi Sınır

Tümör, çıplak gözle görünen sınırlarının ötesinde, belirli bir miktar sağlıklı cilt dokusuyla (güvenlik marjı) birlikte çıkarılır. Tümörün türüne göre bu sınır BCC’lerde birkaç milimetre iken, Melanom vakalarında daha geniş tutulmaktadır.

Frozen (Dondurma) İncelemesi

Yüz gibi estetik ve fonksiyonel açıdan kritik bölgelerde (göz kapağı, burun, dudak) gereksiz sağlıklı doku kaybını önlemek ve tümörün tamamen temizlendiğinden emin olmak için ameliyat esnasında “frozensection” adı verilen hızlı patolojik inceleme yöntemine başvurulabilir. Cerrah ameliyata devam ederken patoloji uzmanı doku sınırlarını mikroskop altında değerlendirerek cerraha yön gösterir.

Estetik ve Fonksiyonel Rekonstrüksiyon (Onarım)

Yüz ve boyun bölgesindeki cilt kanserleri çıkarıldığında ortaya çıkan doku eksikliklerinin (defektlerin) kapatılması, baş boyun cerrahisinin en hassas aşamalarından biridir. Göz kapaklarının kapanması, burun solunumu veya dudakların yutma/konuşma fonksiyonlarının bozulmaması temel hedeftir.

Defektin büyüklüğüne ve yerine göre uygulanan rekonstrüksiyon teknikleri şunlardır:

  • Primer Kapama

    Küçük defektlerin, cildin doğal çizgilerine (Langer çizgileri) uygun olarak, doğrudan estetik dikişlerle kapatılmasıdır.
  • Lokal Flepler

    Defektin hemen bitişiğindeki veya aynı anatomik bölgedeki (örneğin yanak veya alın) sağlıklı dokunun, kanlanması (damar yapısı) korunarak eksik bölgeye kaydırılması veya döndürülmesi işlemidir. Yüzün renk ve doku uyumunu en iyi sağlayan onarım yöntemidir.
  • Deri Greftleri (Yama)

    Defektin kendi dokularıyla kapatılamayacak kadar geniş olduğu durumlarda, vücudun başka bir bölgesinden (sıklıkla kulak arkası, boyun veya köprücük kemiği üstü) alınan tam kat veya kısmi kalınlıktaki cildin, defekt alanına serbest olarak taşınmasıdır.

Lenf Bezi Yayılımı ve Boyun Diseksiyonu

Yassı Hücreli Karsinom (SCC) veya MalignMelanom gibi lenfatik sisteme yayılma riski olan kanserlerde, tümör hücresinin boyun lenf bezlerine ulaşıp ulaşmadığı ameliyat öncesi klinik ve radyolojik (Ultrasonografi, MR, PET-CT) tetkiklerle değerlendirilir.

  • Eğer lenf bezlerinde şüpheli bir büyüme (metastaz) saptanmışsa veya primer tümörün yapısı itibarıyla mikroskobik yayılım riski yüksekse, ciltteki tümörün çıkarılmasına ek olarak boyundaki hastalıklı veya riskli lenf bezleri de cerrahi olarak temizlenir. Bu işleme boyun diseksiyonu adı verilir.
  • Melanom vakalarında ise, boyun diseksiyonu kararı vermeden önce, kanser hücresinin ilk gideceği lenf bezini bulmak ve örneklemek amacıyla ameliyat sırasında Bekçi (Sentinel) Lenf Nodu Biyopsisi işlemi sıklıkla uygulanmaktadır.