Yayınlanma Tarihi
Düzenlenme Tarihi
Editör İletişim
admin@profdromerbayir.com
Burun boşluğu ve burun çevresindeki kemik yapıların içinde yer alan hava boşluklarına paranazal sinüsler adı verilir. Alın, yanak, gözler arası ve kafa tabanı bölgesinde bulunan bu sinüsler; solunan havanın nemlendirilmesi, ısıtılması, mukus üretimi, ses rezonansı ve kafatası ağırlığının dengelenmesi gibi işlevlere katkı sağlar.
Transnazal Endoskopik Nazal–Sinüs Cerrahisi, burun deliklerinden girilerek yapılan, dışarıdan herhangi bir cilt kesisi gerektirmeyen modern bir cerrahi yöntemdir. Bu cerrahide yüksek çözünürlüklü endoskoplar ve özel mikrocerrahi aletler kullanılarak burun içi ve sinüsler ayrıntılı şekilde görüntülenir. Amaç; sinüslerin tıkanmış doğal kanallarını açmak, hastalıklı dokuları temizlemek, sinüslerin havalanmasını ve mukus drenajını yeniden sağlamaktır.
Bu yöntem tıp literatüründe sıklıkla Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi olarak adlandırılır. İngilizce karşılığı FunctionalEndoscopicSinusSurgery olup kısaca FESS, Türkçe kullanımda ise FESC şeklinde ifade edilir.
Burun ve Sinüs Anatomisi
İnsanlarda dört ana paranazal sinüs grubu bulunur:
- Frontal sinüsler: Alın bölgesinde yer alır.
- Maksiller sinüsler: Yanak bölgesinde bulunur.
- Etmoid sinüsler: Gözler arasında yer alan çok sayıda küçük hava hücresinden oluşur.
- Sfenoid sinüsler: Burun arkasında, kafa tabanına yakın derin yerleşimli sinüslerdir.
Sinüslerin iç yüzeyi, mukus salgılayan ve bu mukusu burun boşluğuna doğru taşıyan mikroskobik tüysü hücrelerle kaplıdır. Bu tüysü hücrelere silia adı verilir. Normal koşullarda sinüslerde üretilen mukus, sinüslerin doğal açıklıklarından burun içine boşalır.
Sinüslerin burun içine açıldığı dar kanallar; enfeksiyonlar, alerjik ödem, burun eti büyümeleri, burun septum eğriliği, anatomik darlıklar veya polipler nedeniyle tıkanabilir. Bu durumda sinüslerin havalanması bozulur, mukus birikir ve tekrarlayan ya da kronik sinüzit gelişebilir.
Hangi Hastalıklarda Uygulanır?
Transnazal endoskopik nazal–sinüs cerrahisi birçok farklı burun ve sinüs hastalığında kullanılabilir. En sık uygulandığı durumlar şunlardır:
- Kronik rinosinüzit
- Nazal polipozis
- Tekrarlayan sinüs enfeksiyonları
- Sinüs mukoselleri
- Retansiyon kistleri
- Antrokoanal polipler
- İyi huylu burun ve sinüs kitleleri
- Seçilmiş kötü huylu burun ve sinüs tümörleri
- Kafa tabanı lezyonları
- Hipofiz / pitüiter bez tümörlerine transnazal yaklaşım
Her burun tıkanıklığı veya her sinüzit hastası ameliyat adayı değildir. Cerrahi karar, hastanın şikâyetleri, muayene bulguları, endoskopik değerlendirme, tomografi veya MR görüntüleri ve daha önce uygulanan ilaç tedavilerine yanıtı birlikte değerlendirilerek verilir.
Cerrahi Nasıl Yapılır?
Ameliyat genellikle genel anestezi altında yapılır. Cerrah, burun deliklerinden içeriye yerleştirilen rijit endoskoplar yardımıyla ameliyat sahasını yüksek çözünürlüklü monitörden izler. Farklı açılardaki endoskoplar sayesinde burun içi, sinüs açıklıkları ve derin anatomik bölgeler ayrıntılı şekilde görülebilir.
Cerrahi sırasında hastalıklı dokular temizlenir, tıkalı sinüs kanalları açılır ve sinüslerin doğal drenaj yolları yeniden düzenlenir. Amaç yalnızca dokuları çıkarmak değil; mümkün olduğunca sağlıklı mukozayı koruyarak sinüslerin normal fonksiyonlarına dönmesini sağlamaktır.
Kullanılan Teknolojiler
Endoskopik sinüs cerrahisinde hastalığın yaygınlığına ve cerrahinin amacına göre farklı teknolojilerden yararlanılabilir.
Mikrodebrider sistemleri, özellikle polip ve yumuşak doku temizliğinde kullanılan, dokuyu kontrollü şekilde tıraşlayıp aynı anda aspire eden cihazlardır. Sağlıklı mukozaya zarar vermeden hastalıklı dokuların temizlenmesine yardımcı olabilir.
Cerrahi navigasyon sistemleri, özellikle karmaşık vakalarda önemlidir. Sinüsler; göz küresi, optik sinir, kafa tabanı, beyin zarı ve şah damarı gibi hayati yapılara yakın komşuluktadır. Navigasyon sistemi, ameliyat öncesi çekilen tomografi veya MR görüntülerini ameliyat sırasında cerrahın kullandığı aletlerle eşleştirir. Böylece cerrah, çalıştığı bölgenin üç boyutlu konumunu daha güvenli şekilde takip edebilir.
Lazer ve enerji sistemleri ise seçilmiş hastalarda kanama kontrolü, doku küçültme veya belirli lezyonların tedavisinde kullanılabilir. Her hastada gerekli değildir; kullanım kararı hastalığın tipine ve cerrahın planlamasına göre verilir.
Ameliyat Sonrası Süreç
Endoskopik nazal–sinüs cerrahisi sonrası hastaların çoğu aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilir. Ancak hastalığın yaygınlığına, yapılan işlemin büyüklüğüne ve hastanın genel durumuna göre hastanede kalış süresi değişebilir.
Ameliyat sonrasında burun içinde kabuklanma, hafif kanlı sızıntı, burun tıkanıklığı ve dolgunluk hissi olabilir. Bunlar genellikle beklenen iyileşme sürecinin bir parçasıdır.
Günümüzde klasik bez tamponlar yerine, nefes almaya izin veren silikon splintler, emilebilir tamponlar veya özel kanama durdurucu materyaller tercih edilebilir. Ameliyat sonrası dönemde burun içinin serum fizyolojik veya salin solüsyonlarla düzenli yıkanması, doktorun önerdiği ilaçların kullanılması ve endoskopik kontrollerin aksatılmaması tedavinin başarısını artırır.
